Sağlık

Çocuklar Neden Sık Sık Hastalanır?

Çocuklar, bağışıklık sistemleri yeterince gelişmediği için yetişkinlerden daha sık hastalanırlar. Bağışıklık sisteminin çocukluk döneminde güçlendirilmesi, yetişkinlikte sağlıklı bir yaşam sürdürülmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için sistemli beslenmenin yanı sıra sağlıklı bir ortamda büyümesi gerekiyor. Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Emre çenesi olmayan çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmenin yollarını anlattı.

Bağışıklık sistemi nedir?

Bağışıklık sistemi, proteinler, çeşitli doku ve organlardan oluşan ve bizi mikroplardan korumaya çalışan bir savunma sistemidir. Bu sistem yetmeyince hasta oluyoruz. Kanda dolaşan beyaz kan hücreleri (lökositler) mikropları tespit eder ve onları nötralize etmek için bir dizi operasyon başlatır. Akyuvar yapan organlarımız timus, dalak ve kemik iliğidir. Vücutta lenf düğümleri adı verilen küçük bezlerde de beyaz kan hücreleri vardır. İki tip beyaz kan hücresi vardır; bir küme mikropları etkisiz hale getirirken, diğerleri vücuda giren mikropları ezberleyerek ona karşı askerler (antikorlar) geliştirir ve bir sonraki saldırıda mikrobu öldürür.

Mikroplar vücuda girdiğinde, vücut hızla ona karşı askerler (antikorlar) üretmeye çalışır. Bir dahaki sefere mikrop girmeye çalıştığında, askerler hastalığı önler. Örneğin suçiçeği geçirdikten sonra bir daha olmaz çünkü vücut önlemini almıştır. Aşılar da bu mantıkla çocuğunuzu koruyor. Aşı ile vücudu hasta etmeyecek kadar mikrop veriyoruz ama bağışıklık sistemini uyarmak için vücutta hızla antikor oluşuyor ve asıl hastalıkla karşılaştığında hastalığı sertleştiriyor.

Anne sütü en değerli besin kaynağıdır

Bağışıklık sistemindeki en değerli besin kaynağı doğal anne sütüdür. Anne sütündeki koruyucu faktörler doğrudan bebeğe geçer ve bireyin yaşam süresini koruyacak bağışıklığın temellerini atar.

Bağışıklık sistemini güçlü tutmak

Daha fazla meyve ve sebze: Sofrada daha fazla C vitamini, karoten ve antioksidan içeren renkli sebzelere yer verin. Yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, biber, havuç,kabak Portakal,kayısı, tropik meyveler gibi…  

Daha az şeker ve tatlandırıcı : Bilimsel çalışmalar, şeker eklenmiş gıdaların beyaz kan hücrelerinin işleyişini olumsuz etkilediğini göstermektedir. Özellikle hastalık dönemlerinde tatlandırıcılardan, her türlü şekerden ve dışarıdan alınan paketli tatlı yiyeceklerden uzak durmak gerekiyor. Bunun yerine bal, pekmez veya doğal meyve şekeri kullanmak daha iyidir.

Omega 3 yağları en faydalı yağ asitleridir: Bu özellikle soğuk sularda dolaşan yağlı balıklarda çok maliyetli bir bağışıklık takviyesidir. Omega yağ asitleri bakteri yiyen hücrelerin aktivitesini arttırır. Yağlı balıkları haftada 3 gün yemek veya bu mümkün değilse yine haftada birkaç kez yerel taze balık ve balık yağı içeren bir kapsül yemek yeterlidir. Keten tohumu yağı da balık yağı kadar güçlü olmasa da iyi bir Omega 3 kaynağıdır.

Yeterli uyku: Çalışmalar, uyku yoksunluğunun yetişkinlerde olduğu kadar çocuklarda da mikrop öldürücü hücrelerin gücünü azalttığını gösteriyor. Gün içinde anaokulunda farklı aktivitelerle heyecanlı saatler geçiren küçük çocukların uyumadıklarını düşünürsek erken yatmanın onlar için çok gerekli ve değerli olduğunu anlarız. Bu yaştaki çocukların 12-13 saat, okul öncesi çocukların 10 saat uykuya ihtiyacı vardır.

Normal kilo: Obezite, antikor üretimini yavaşlatarak bağışıklık sistemini olumsuz etkiler. Çocuğunuzu aktif tutarak hem kilosunu hem de bağışıklık sistemini kontrol altında tutmaya çalışın.

Kişisel temizliğe önem verin: Doğrudan bağışıklığı artırmasa da bağışıklık sisteminin yorulmasını önleyebilir. Sabunla el yıkamaya değer. Okuldan sonra, yemeklerden önce ve sonra, burnunuzu temizledikten sonra ve tuvaleti kullandıktan sonra eller sabunla yıkanmalıdır. Diş fırçaları bir arada tutuluyorsa hasta kişinin fırçasını atıp yenisini almakta fayda var.

Yakınlarda sigara içmeyin: Çocuklar dakikada daha fazla nefes aldıkları için sigaranın zararlı etkilerine karşı daha da hassastırlar. Bronşit, kulak enfeksiyonları ve astım riskini artırmak istemiyorsanız, çocuğunuzun pasif içici olmasına izin vermeyin.

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu